DİN EĞİTİMİNDE MÜKÂFAT VE MÜEYYİDE

Bilal Ünsal

Din eğitimi, bir eğitim faaliyeti olarak en eski eğitim faaliyetlerinden birisidir. Zira ilk insan ve din beraber tarih sayfasındaki yerini almışlardır. Bu sebeple belki bu günkü manada bir sistematiği veya bir programı olmasa da kendince kuralları olan bir eğitim faaliyeti idi. Hatta diyebiliriz ki bu günkü eğitim programlarının menşei ve ilk örnekleri de onlardan faydalanılarak çıkarılmış ve daha sonra geliştirilmiştir.

İşte bu kuralların içinde mükâfat ve müeyyide veya bir başka ifade ile ödül ve ceza da mevcuttu. Yani bu gün de önemi yadsınamayan disiplin kavramı. Biz burada bu konuyu ele alacağız ve belki zaman zaman disiplin kavramını ödül ve ceza olarak ifade edeceğiz.

DİSİPLİN NEDİR?

Disiplinin tanımı ile alâkalı, bütün sosyal bilimlerde olduğu gibi kalıplaşmış bir bilgi yoktur. Disiplini kimisi; çocuğa belli davranış kalıplarını benimsetmek üzere izlenen yol ve yöntem olarak tanımlamış, bir diğeri, duygularına hâkim olup, yerine göre kullanma faaliyetidir demiş, bir başkası ise; istenilen amaca ulaşmak için alınması gereken tedbir ve kuralların tümüdür diye tarif etmiştir.

Bu tanımlardan anladığımız kadarı ile disiplin, insanın hedefine ulaşmak için faydalandığı bir araçtır. Bu aracı yerli yerinde ve doğru bir şekilde uygulamak gerekir ki netice olumlu olsun. Yani bu disiplini sağlamakta kullanılacak mükâfat ve müeyyide iyi bilinmeli ve doğru kullanılmalıdır. Üstelik Allah (cc) insanı yarattıktan sonra başıboş bırakmamış, gönderdiği ilahi kitaplarla onun dünya ve Ahiret hayatını düzenleyen bazı disiplinler va’z etmiştir.

Gerek ibadetler gerekse muamelata yönelik hükümler, insanı toplum hayatının daha huzurlu ve mutlu olması ve bir düzen içerisinde yaşanması için mesul tutmakta ve bu emir ve yasaklara uymasını istemektedir. Şimdi insan hayatında bu kadar büyük bir yeri olan mükâfat ve müeyyidenin, yani ödül ve cezanın tanımlarına geçelim.

ÖDÜL (MÜKÂFAT) NEDİR?

Arapça bir kelime olan Mükâfat; ödül, karşılık, hediye, armağan, iyiliğe iyilikle karşılık vermek manalarına gelmektedir. Eğitim biliminde ise, “İyi bir çalışma veya üstün bir beceri gösteren öğrenci, öğretmen veya yöneticilere verilen armağandır.” şeklinde tarif edilmektedir. Muhakkak ki mükâfat çocuğu veya öğrenciyi takdir ve tebrik etmek sureti ile başarısının devamını sağlamayı ve olumlu davranışlarını değerlendirerek iyi ve beğenilir yöndeki hareketlerinin tekrarını amaçlamaktadır. Allah bu konuya da Kur’an’da pek çok yerde temas etmektedir. İnsanları, yapacakları iyi işler ve ibadetler karşılığı pek çok ayette mükâfat ile müjdelemektedir (Bak. Zümer:39/34, Yusuf:12/22, Maide:5/9). Ayrıca Kur’an’da mükâfat ve güzel karşılık anlamında ceza kelimesi 17 yerde, bu kelimeden türemiş aynı anlamdaki diğer kullanımlar 34 yerde, ecr kelimesi ise 109 yerde geçmektedir. Böylece Kur’an’da toplam 160 yerde mükâfattan bahsedilmektedir. Ödüllendirmede dikkat edilmesi gereken bir konu ise ödülün önceden vaad edilmeden verilmesidir. Yani daha önceden ödülden bahsedilmemelidir. Aksi takdirde eğitimcilerin rüşvet verme olarak nitelendirdikleri bu durum çocuğu beklenti içine sokar. Her seferinde böyle bir sonuç bekler. Olmaması halinde meydana gelen hayal kırıklığı daha vahim neticeler doğurabilir.

ÖDÜLÜN CEŞİTLERİ

Ödülü genel manada iki çeşit halinde ele alabiliriz. Maddi ödül ve manevi ödül.

1.   Maddi Ödül; Bu ödül türünü de iki şekilde inceleyebiliriz. Arzu ve istekleri yerine getirmek ve çeşitli armağanlarla ödüllendirmek. Bu her iki ödüllendirmede de muhataba şu hissi vermek gerekmektedir; elde edilen başarının farkındayız ve sen çalışmalarınla bu mükâfatı hak ettin. Eğer bu his vurgulanırsa o kişide başarının artması büyük bir oranda muhtemeldir.

2.   Manevi Ödül; Bu ödül türünü de iki başlık altında incelemek mümkündür. Sevgi ve ilgi göstermek ve övmek, tebrik ve takdir etmek. Yine bu ödüllerde de maddi ödülde olduğu gibi meselenin niçini hissettirilmeli ve onun ruhunu ve onurunu okşayıcı ve haz verici sözler söylenmelidir. Böylece başarının devamı sağlansın.

CEZA (MÜEYYİDE) NEDİR?

Arapça sözlüklerde karşılık, uyarı, mükâfat e cezalandırma gibi ifade edilen ceza kavramı; Türkçe sözlüklerde ise uygun görülmeyen tepki ve davranışları önlemek için üzüntü, sıkıntı ve acı veren uygulama, şeklinde tarif edilmiştir.

Eğitim açısından tanımı ise, belli bir davranışın tekrarlanmasını önlemek veya işlenen bir suçun önünü almak amacıyla, bir kimse veya bir takım insanlar hakkında alınan maddi veya manevi tedbir diye tarif edebiliriz. Burada da amaç; yanlış davranışların, kayıtsızlıkların ve dikkatsizliklerin tekrarına engel olmak ve kötü alışkanlıkların meydana gelmesini engellemektir.

CEZANIN ÇEŞİTLERİ

Ödülde olduğu gibi cezada da maddi ve manevi olmak üzere iki çeşit uygulama görmek mümkündür.

1.   Maddi Ceza; bu tür cezalandırma karşıdaki kişinin canının yanmasını netice veren fiziki müdahale yani dayak veya arzu ve isteklerini yerine getirmeme gibi fiziki mahrumiyet cezalarını içerir. Elbette ki en son başvurulacak metot bu olmalıdır. Zira bundan önce manevi ceza usulleri denenmelidir.

2.  Manevi Ceza; Bu tür cezanın uygulanmasında da işin uzmanları üç farklı metot uygulanabileceğini belirtmektedirler. Birincisi, sevgi ve ilgiyi azaltarak kişinin yaptığının yanlış olduğunu ona hissettirmek; ikincisi, tenkit, uyarı ve kınama gibi yazılı veya sözlü ifade tarzlarını kullanarak yaptığı yanlışın farkına varmasını sağlamaya çalışmak; üçüncüsü ise, azarlama ve hakaret şeklindeki uygulamalarla bunu sağlamaktır. Bunların üçünde de dozun iyi ayarlanması çok önemlidir. Zira çok sık bunlara başvurulması bu yöntemi etkisiz kılabilir.

UYGULAMA YERLERİ

Bunlar elbette okulda, ailede ve toplumda uygulanabilir ve uygulanmalıdır. Günümüzde okullarımızda kanun ve yönetmeliklerle bu işin nasıl yapılacağı, kimlerin nasıl uygulayacağı, kimlerin hangi tür cezalara maruz kalacağı tespit edilmiştir. Toplumda da bu konuda çok fazla problem olduğu düşüncesinde değiliz. Çünkü kanunlar ve yasalar bu manada gerekli düzenlemeleri yapmıştır.

Bu konuda sıkıntının ailede olduğunu düşünüyoruz. Zira bu iş uzmanlık isteyen, hassas dengeleri olan bir meseledir. Ebeveynlerin ise bu konuda gayet bilinçsiz ve dikkatsiz oldukları herkes tarafından bilinmektedir. Çok az anne baba bu konuda profesyonel bir birikime sahiptir. Hatta bu konuda yine çok az anne baba uzman yardımına başvurmaktadır. Bu konuda bizce üzerinde durulması gereken ve üzerinde çalışılması gereken yer burasıdır. Gerçi son zamanlarda bazı kuruluşların gayretleri ile aile okulları vb. isimler altında anne babalar bu konuda bilinçlendirilmeye çalışılmaktadır.

UYGULANIŞI

Ceza, mükâfatta olduğu gibi iyi bir davranışı kazandırmadan ziyade genellikle kötü davranışları engellemek için kullanılır. Bu sebeple, kötü bir davranışı engellemek için ceza uygulamadan yapılabilecek bazı işler vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

1)  Davranışı yapmadan önce;

a)   Davranışı önleyici açıklamalar yapmak,

b)   Çocuğun içinde bulunduğu fiziki çevrede değişiklikler yapmak

c)   Davranışı terk etmekte örnek olmak,

d)   İyi alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmak

2)  Davranış sırasında;

a)   Olumsuz davranışın nedenini bulmak

b)   Olumsuz davranışa nötr veya olumlu alternatifler sunmak,

c)   Olumsuz davranışa (duygusal ortamı bozduğu yolunda) tepkiyi söz ile belirtmek.

3)  Davranıştan sonra;

a)   Olumsuz davranışın sonuçlarını göstererek pişmanlık duymasını sağlamak,

b)  Olumsuz davranışın sonuçlarını ona yaşatmak.

Bunları teyit eder şekilde İslam eğitim sisteminde şöyle bir bağlantının kurulması istenmektedir. Bilgi > Sorumluluk > Ceza. Bu bağlantıya göre ancak bilgi verdiğimiz kişiyi sorumlu tutar ve eğer sorumluluğunu yerine getirmezse ancak o zaman ceza uygulayabiliriz.

FAYDALANILAN KAYNAKLAR

AY M. Emin: Din Eğitiminde Mükâfat Ve Ceza. Nil Yayınları, İzmir 1994

BAYRAKLI Bayraktar: İslam’da Eğitim. İfav Yayınları. İstanbul 1997

BAYRAKTAR M. Faruk: İslam Eğitiminde Öğretmen-Öğrenci Münasebetleri, İfav Yayınları. İstanbul 1997

DODURGALI Abdurrahman: Ailede Çocuğun Din Eğitimi. İfav Yayınları. İstanbul 1998

ÖCAL, Mustafa: Din Eğitimi ve Öğretiminde Metotlar. TDV Yayınları. Ankara 2001

UZUN S. Ahmet: Özgürleştiren Disiplin. Bilge Yayınları. İstanbul 2001

YAVUZER, Haluk: Suç ve Ceza. Remzi Kitapevi. İstanbul 1998

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !